Aile planlamasına daha geniş açıdan bakıldığında; bu yüzyılda insan nüfusundaki hızlı artış insanın varlığını tehdit etmektedir. Bugünkü hızıyla dünya nüfusu 47 yıl içinde iki katına çıkacaktır.
Ergenlikten perimenopoza kadar kadınlar çocuk sahibi olma veya ondan kaçınmayla karşı karşıyalardır. Sonuçta her kadının istediği zamanda istediği sayıda çocuk sahibi olması en doğal hakkıdır.
Oluşabilecek gebeliğin kalıcı olarak önlenmesine tıp dilinde “Sterilizasyon”, bu amaçla kullanılan yöntemlere “Sterilite”; geçici olarak önlenmesine “Kontrasepsiyon”, bu amaçla kullanılan yöntemlere ise “Kontraseptif” yöntemler denir.
Aile planlamasında birincil hedef anne ve doğacak bebeklerin sağlığını korumaktır. Sık aralıklarla oluşan gebeliklerde anne vücut sağlığı riske girmekte, aynı zamanda doğacak bebeklerde düşük doğum ağırlığı, anomali bebek, bebek ölümü gibi olaylarla daha sık karşılaşılmaktadır.
Kontrasepsiyon yöntemleri
Doğal kontrasepsiyon yöntemleri
Yüzyıllardan beri insanların kullandığı yöntemlerdir. Halk tarafından yaygın olarak kullanılmasına karşın güvenirliği düşük olup, risk oranı %30 gibi küçümsenmeyecek düzeylerdedir.
Kadında doğal kontrasepsiyon yöntemleri
Vajen yıkanması: İlişki sonrası vajina (hazne)‘nın yıkanması, korunmak açısından tamamen etkisiz olmasının yanı sıra vajen pH’sını bozmakta, bunun sonucunda vajinal enfeksiyon riski artmaktadır.
Takvim yöntemi: Doğurganlık ve yumurtlama belirtilerine dayalı bir yöntemdir. Belirtiler izlenerek hangi günler hamile kalma olasılığının fazla olduğu tespit edilir. Çocuk isteniyorsa bu günlerde korunmasız ilişkide bulunulur. Çocuk istenmiyorsa bu günlerde korunmaya dikkat edilir. Düzenli menstrüel siklusa (düzenli adet gören) sahip olan kadında adetin başladığı günden 14 gün sonra yumurtlama gerçekleşir. Vücut ısısında artış, göğüslerde gerginlik ve hassasiyet, kasık ağrısı, yumurta akı kıvamında beyaz sünen akıntı yumurtlamanın kadın tarafından fark edilebilen belirtileridir. Yumurtlamadan sonra akıntının niteliği değişir: daha koyu kıvamda ve yapışkan olur. Takvim yönteminde adetin 11.–18. günleri (adetin başladığı gün 1. gün kabul edilir) hamile kalma olasılığı en fazla olan günlerdir. Kadında adet düzensizliği ve belirtileri fark edememe durumlarında bu yöntemin geçerliliği azalıp risk oranı yükselir.
Laktasyon Amenoresi: Halk arasında süt koruması diye bilinir. Emziren annelerde adet düzeni birkaç şekilde olabilir: emzirdiği halde normal her ay düzenli adet görebilir; emzirdiği sürece hiç adet görmeyebilir; veya aralıklı düzensiz adet görebilir. Unutmamalı ki emziren annenin adet düzeni ne şekilde olursa olsun hamilelikten koruyucu özelliği yoktur. Özellikle emzirmenin 6. ayından sonra çiftler, emzirmeye engel olmayan etkin korunma yöntemlerinden birini seçmelidirler.
Erkekte doğal kontrasepsiyon yöntemleri
Coitus İnterruptus: Halk dilinde geri çekilme veya dışarı boşalma olarak bilinen bu yöntemde de gebe kalma riski yüksektir. Ayrıca uzun süre bu yöntemle korunan çiftlerde erkekte psikolojik sıkıntılara yol açabilmektedir.
Tıbbi kontrasepsiyon yöntemleri
Modern ve etkin korunma yöntemleri olup güvenirliği %99’a kadar varabilmektedir.
Kadında modern ve tıbbi kontrasepsiyon yöntemleri
Vajinal bariyerler: Diyafram, fitil, spermisid kremler.
- Diyafram: Rahim ağzına takılır. Vajende bulunan spermlerin rahim içine girmesini engeller.
- Spermisid kremler: Spermlerin döllenme kabiliyetini yok eder.
- Vajinal fitiller: İlişkiden 10-15 dakika önce vajene yerleştirilir; ilişkiden 6 saat sonrasına kadar vajen herhangi bir şekilde yıkanmaz. Her ilişkiden önce yeni bir fitil kullanılır.
Bu yöntemler kombine edilerek bir arada da kullanılabilir; böylece etkinlikleri artar. Emzirmeye herhangi bir yan etkileri bulunmadığından emzirenlerde bu yöntemler önerilebilir.
Rahim İçi Araç (RİA): Spiral diye bilinir.
Gebelikte korunma mekanizması: yumurtanın rahime ulaşmasını, spermlerin yumurtaya ulaşmasını engeller. Buna rağmen yumurta döllense bile, spiral rahim içi ortamı bozarak döllenmiş yumurtanın yuvalanmasını önler. Spiral kullanım süresi maksimum 5 yıldır. 5 yıldan sonra RİA + gebelik, spiralin ipinin kopması, spiral + dış gebelik olasılıkları arttığından mutlaka değiştirilmelidir. Spiraller materyal bakımından bakırlı olanlar ve hormonlu olan tipleri mevcuttur. Hormonlu spiraller ancak hastaya özel durumlarda ve mutlaka jinekoğun uygun gördüğü zaman takılabilir. Spiral takılmadan önce jinekolog tarafından hastanın detaylı muayenesi yapılmalı ve spiral takılmasına engel bir durum olmadığı tespit edilmelidir. Vajinal enfeksiyon, servikal erozyon (rahim ağzında yara) varsa hastanın tedavisi yapıldıktan sonra spiral takılır.
Spiral’ın önerilmediği durumlar:
- Hiç doğum yapmamış kadınlar
- Geçirilmiş pelvik enfeksiyon öyküsü (kadın genital organ iltihapları)
- Hipermenore (adetin bol ve uzun sürmesi)
- Tanısı konulmamış vajinal kanamalar
- Daha önce dış gebelik geçiren kadınlar
- Dismenore (ağrılı adet görme)
- Myoma Uteri (rahimde iyi huylu ur)
- Allerjen bünyesi olanlar
Spiral ne zaman takılır?
Spiral takılması için en uygun zaman hastanın adetli olduğu günlerdir. Bu günlerde kadının hamile olma olasılığı yoktur. Rahim ağzı açık olduğundan işlem daha kolay ve ağrısız geçer. Spiral takıldıktan birkaç gün sonrasına kadar kramp tarzında kasık ağrısı olabilir. İki hafta süresince cinsel ilişkide bulunulmamalı; her 6 ayda, en geç 1 yılda spiral kontrol ettirilmelidir. Spiral süresi dolduğunda spiral çıkarılıp hemen yenisi takılabilir. Spiral çıkarıldıktan sonra 6 ay süreyle gebelik oluşamayabilir. Veya başka bir deyişle spiralini çıkartıp çocuk isteyen kadınlarda 6 ay süreyle gebelik oluşmazsa herhangi bir tetkik yaptırmaya gerek yoktur. Spiral kullanan kadınlarda %2-3 oranında spiral + gebelik olabilir. Bu nedenle spiral ile korunan kadınlar yine de adet günlerini takip etmelidirler. Spiral ile gebelik olursa, spiral mutlaka çıkarılmalıdır. Hamile kaldığında spiral çıkarılmazsa anne hayatı için tehlikeli olacak düzeyde enfeksiyon olabilir. Su kesesi erken yırtılıp erken doğum kaçınılmaz olur. Hamileyken spiral çıkarıldığında gebelik %50 oranında normal bir şekilde devam edebilir. %50 oranında düşük olabilir. Eğer spiralin ipi yoksa, operasyonla spiral mutlaka çıkarılmalı, gebelik kürtaj ile sonlandırılmalıdır.
Hormonal kontrasepsiyon (doğum kontrol hapları, iğneler)
Etki mekanizması: Yumurtlamayı durdurma, yumurtalıkları baskılama esasına dayanır. Ayrıca rahim ağzı tıkacını koyulaştırarak spermlerin rahime geçmesini engeller. Rahim içi zarı inceltir. Doğum kontrol haplarının içeriği Östrojen + Progesteron’dır. Bu hormonlar normalde kadında var olan kadınlık hormonlarıdır. İğnelerde ise aylık iğneler her iki hormonu da depo halinde içerir. 3 aylık iğneler ise sadece Progesteron içerir. Doğum kontrol tabletleri ve aylık iğneler adet düzensizliği ve hormonal bozukluk yapmaz. Tam tersi adet düzenleyici etkisi vardır. 3 aylık iğneler ise sadece Progesteron içerdiğinden adet düzensizliği yapabilir. Ancak özel durumlarda, örneğin emziren annelere önerilir. Doğum kontrol hapları ve iğneler düzenli kullanıldığında %100’e yakın koruyuculuğu vardır.
Doğum kontrol tabletlerinin kullanım şekli: İlk kutu adetin 1. günü başlanır. Kutu bittikten sonra bir hafta ara verilir. Bir hafta sonra yeni kutuya başlanır (adet günü sayılmaksızın). Her akşam yatmadan bir tablet alınır. Bir akşam unutulursa ertesi akşam çift tablet alınmalıdır. Bir kutuda bu şekilde iki kereden fazla unutkanlık olursa kutunun koruyucu özelliği kalmaz. İki akşam üst üste unutulursa kanama başlar. Görüldüğü gibi doğum kontrol tabletleri kullanılırken en önemli koşul düzenli kullanmaktır.
Doğum kontrol tabletlerinin avantajları: Koruyuculuğu çok yüksektir. Adetlerin düzenli ve sancısız olmasını sağlar. Adet miktarını azaltarak kansızlığı önler. Rahim ve yumurtalık kanserlerinden koruyucu özelliği vardır.
Dikkat edilmesi gereken hususlar: 5 yıldan daha uzun kullanılmamalıdır. Emziren annelerde sütün miktarını azaltıp kalitesini bozduğundan önerilmez. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korumaz. Tabletler bırakıldığında 9 aya kadar hamilelik olmayabilir. Tabletler kullanılırken sigara içilmemelidir. Aylık ve 3 aylık iğneler kas içine yapılır. Etki ve yan etkileri tabletlere benzer.
Hormonal korunmanın önerilmediği durumlar: 35 yaş ve üzeri kadınlarda, ailede meme kanseri öyküsü varsa, tanı konulmamış vajinal kanamalar, myomu olan kadınlarda, migren, depresyon, varis, karaciğer hastalığı ve tiroid hastalığı olanlarda önerilmez.
Erkekte modern ve tıbbi kontrasepsiyon yöntemleri
Prezervatif kullanımı: Diğer adıyla kondom kullanımı; dışarıya boşalmayla kıyasla daha güvenilir olup, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan koruma avantajına sahiptir. Kaliteli materyal olmaması durumunda veya doğru kullanılmadığında (sadece boşalma anında kullanılırsa) güvenirliği azalır. Kadında alerji yapma dezavantajına sahiptir.
Hormonal kontrasepsiyon: Bu amaçla kullanılan preparatların ülkemizde bulunmaması ve erkeklerde cinsel isteksizlik ile cinsel disfonksiyon yaratabilmesi nedeniyle pek önerilmez.
Sterilizasyon yöntemi
Kadında sterilizasyon yöntemi
Tüp Ligasyonu: Rahim kanallarının cerrahi yollarla bağlanmasına denir. Laparoskopik (kapalı) veya laparotomik (açık) yöntemle rahim kanalları bağlanır; böylece yumurta ile spermin karşılaşması önlenir. Geri dönüşümü olmayan bu yöntem, çiftler kesin kararlı olduklarında önerilir. Önemli bir yan etkisi yoktur.
Erkekte tıbbi sterilizasyon yöntemi
Vazektomi: Cerrahi müdahale ile erkeğin sperm kanallarının bağlanmasıdır. Operasyon riski çok azdır. Erkek cinsel fonksiyonlarında herhangi bir değişiklik olmaz. Tek dezavantajı bu işlemin geri dönüşümü olmamasıdır. Bu operasyon yapılmadan önce çiftler, bir daha asla çocuk istemeyeceklerinin kararını kesin vermeleri gerekir.