Normal bir hamilelik süresi 40 haftadır. Başka bir deyişle 40 hafta 280 gün, ya da 9 ay 10 gündür. İster bebekteki gelişmeler, ister anne vücudundaki değişiklikler ve şikayetler, aynı zamanda tıbbi olarak yapılması gereken tetkik ve tedaviler bu haftalara bağlı olarak değişir.
40 haftalık gebelik süresi 3 aşamada değerlendirilir.
1. Aşama: ilk 12 haftalık süre — birinci trimestr (embriyogenezis dönemi)
Bebeğe ait değişiklikler
Annenin yumurtası babanın spermi tarafından döllendikten 72 saat sonra, döllenmiş yumurta anne rahmine ulaşarak rahim tabakasının içine yerleşir. Bu dönemdeki canlıya Embriyo, geçirdiği evrelere ise Embriyogenezis denir. Embriyonun yerleştiği rahim tabakasına, embriyodan çıkan uzantılar ilerleyip plasenta (halk dilinde bebeğin eşi) oluşmaya başlar. Plasenta bebek ve anne arasında bariyer görevi yaparak oksijen ve besin transferini gerçekleştirir. Embriyo plasentaya göbek kordonu ile bağlıdır. Bebeğin sağlıklı gelişmesi için en büyük görev plasentaya aittir. Embriyo, su ile dolu olan kesenin içinde büyümeye devam eder. 8 haftanın sonunda embriyo yaklaşık 16 mm boyutundadır. Embriyogenezis döneminde bebeğin tüm doku ve organları oluşmaktadır. Dolayısıyla dış etkenlerden, annenin kullandığı ilaçlardan, geçirdiği hastalıklardan, maruz kaldığı zararlı dış etkenlerden en çok etkilenen dönemdir. Bebeğin bir takım sinir sistemi hastalıklarından ve Nöral Tüp defekti dediğimiz anomaliden korunmak amacıyla bu dönemde Folik asit takviyesi verilir.
Annenin son adet tarihinden yaklaşık 5 hafta sonra ultrasonda (batından) gebelik kesesi ve içindeki yolk sac dediğimiz bebeğin ilkel bağırsakları görülür. Bu, gebelik kesesinin boş olmadığını ve büyük olasılıkla normal bir hamilelik sürecinin devam edeceğinin en büyük göstergesidir.
Bu tarihten iki hafta sonra embriyo ve kalp atışları görülür. 12 haftanın sonunda ise bebeğin tüm organları oluşmuş, adeta minyatür bir insan şeklini almıştır ve embriyo yerine Fetüs olarak adlandırılır. Plasenta ise gelişmesini tamamlayıp tüm fonksiyonlarını yerine getirmeye başlamıştır. 12 haftanın sonunda fetüs 60–65 mm boyunda, yaklaşık 20 gr ağırlığındadır.
Anneye ait değişiklikler
İlk 12 haftada herkesçe bilinen en sık görülen şikayet hiperemezis dediğimiz bulantı ve kusmadır. Bunun yanı sıra halsizlik, uyku düzeninde değişiklikler (uykusuzluk veya uykuya eğilim), kasık ve bel ağrısı, sık idrara çıkma, vajinal akıntıda artış, göğüslerde gerginlik, baş dönmesi, baş ağrısı, ruhsal gerginlik, mide şikayetleri, vücutta genel bir şişkinlik ve ödem hali görülebilecek olağan şikayetlerdir.
Yapılması gereken tetkikler
Bu dönemde eğer anne adayının ciddi ve kronik bir hastalığı yoksa, doğum uzmanının muayenesinde herhangi bir probleme rastlanmıyorsa, çok fazla ve detaylı bir tetkike gerek yoktur. Rutin kan tablosu ve temel tetkiklerin yapılması yeterlidir. Ancak muayene bulgusunda bir sorun tespit edilirse, doğum uzmanının uygun gördüğü tetkikler yapılmalıdır.
Kullanılması gereken ilaçlar
Hamilelik dışında herhangi bir hastalık söz konusu değilse, annede beslenme bozukluğu da yoksa Folik asit ve B Vitamini kullanmak yeterlidir.
Dikkat edilmesi gereken hususlar
İlk 12 hafta, daha önceden bahsettiğimiz gibi biraz daha dikkatli olunması gereken haftalardır. Örneğin mecbur kalmadıkça yolculuğa çıkmamak, ağır fiziksel aktiviteden uzak durmak, cinsel ilişkide temkinli olmak vs.
2. Aşama: 12 ile 28. haftalar — ikinci trimestr
Bebeğe ait değişiklikler
16 hafta civarında bebek ince bir cilde sahip olup, tüylenmeye başlamıştır. Bu tüyler daha sonra dökülecektir. Boyu 15–20 cm, ağırlığı 100 gr’a ulaşmıştır. Kemikler sertleşmeye başlamıştır. 20 haftadan sonra cilt altı yağ dokusu gelişmeye başlar. Bebeğin hareketleri bu haftadan sonra anne tarafından hissedilmeye başlar. (İkinci ve sonraki gebeliklerde bebeğin hareketlerini 18 haftadan itibaren anne hissedebilir.) Bu dönemin sonunda bebeğin ağırlığı 800–1000 gr arasındadır.
Bebekte olası konjenital (doğumsal) anomalilerin çoğunun tespit edilebileceği haftalar 16–20 haftalar arasıdır. 23–24 haftalarda bebeğin kulağı duymaya başlar ve dışarıdan gelen sesli uyarılara tepki verir. Bu haftadan itibaren doğuma kadar geçen sürede bebek annenin sesini tanımaya ve alışmaya başlar. Doğduğunda bebek annesini sesinden tanır.
Anneye ait değişiklikler
Bu haftalar annenin hamileliğe adapte olduğu haftalardır. Rahmin kasığın dışına taşması ile karında büyüme, omurganın bu duruma adaptasyonu sonucu kavisinin artması, dolayısıyla sırt ve bel ağrılarının baş gösterdiği dönemdir. Bulantı kusmaların hafiflediği bu dönemde, onun yerine mide yanması ve ekşime şikayetleri başlar. Bebeğin hareketleri, annenin ilk hamileliği ise 20 hafta civarında; ikinci ve sonraki hamilelikleri ise 18 haftalar civarında anne tarafından hissedilmeye başlar. Bu dönem anne açısından belki de hamileliğin en rahat dönemidir. Bebeğin hareketlerini hissettiği için her an bebeğinin hayatta olduğunun huzurunu taşır; kendisi henüz çok ağırlaşmadığı için de yaşam kalitesi fazla etkilenmemiştir. Ciltte ve meme ucunda, göbekten kasığa doğru koyulaşma olur. İlk süt (kolostrum) salgısı 20 hafta civarında başlar.
Yapılması gereken tetkikler
11–13 haftalar arası İkili Tarama testi: Bebeğin ense kalınlığı ölçülür. Anne kanında PAPP-A ve β-HCG değerleri bakılır. Bu iki parite ikili tarama testi adı altında birleşerek risk hesabı yapılır. Eğer bu testin sonucu olumsuz olursa (bu sadece istatistiksel bir testtir), anne ve bebeğe özgüleştirilerek daha ileri testler yapılması önerilir (Chorion villus biyopsisi). Bu testin sensitivitesi (duyarlılığı), fetüsün burun kemiği kalsifikasyonu olup olmadığı ile birleştirilince %95 civarındadır.
16–20 haftalar arası (tercihen 18. hafta) Üçlü Tarama testi: Tripple test denilen bu tetkikte, ikili tarama testinde olduğu gibi anne kanındaki hormon ölçümleri ve bebeğin baş çevre ölçümü esas alınarak yapılır. Bu testin DOWN sendromu için duyarlılığı %65 civarında olup artık DOWN sendromu için değil de daha çok rahim içi gelişme geriliği tespiti için kullanılmaktadır.
18–22 haftalar arası Dörtlü Tarama testi: Anne kanında 4 protein (PAPP-A, β-HCG, alfa Fetoprotein ve Estradiol) ile bebeğin baş çevresi ve diğer parametrelerle birleştirilerek yapılan testtir. Down sendromu için sensitivitesi %95 civarındadır.
Henüz ülkemizde yapılmayan fakat anne kan örneği yurt dışına gönderilerek inceleme yapılan NIFT tetkiki ise 11–13 haftalar arasında yapılır. Bu Non-Invazive (anne ve bebekte herhangi bir risk oluşturmadan yapılan test) test ile bebekte kromozomal hastalıklar ve DOWN sendromu araştırılmaktadır. Bu testin duyarlılığı ise %95–99 arasındadır.
İkili tarama testi, Dörtlü tarama testi ve hatta NIFT tetkikinden sonra hastalık riski yüksek olan anne adaylarına, kadın-doğum uzmanı tarafından gerekli görüldüğünde Amniyosentez denilen bebeğin suyundan (Amnios Mayi) örnek alınarak bebeğin kromozom haritası %100 güvenirlikle belirlenebilmektedir.
24–28 haftalar arasında annede şeker testi yapılarak gebelikte gizli Diabet araştırılır.
Kullanılması gereken ilaçlar
Anne adayının dengeli beslendiği düşünülerek demir takviyesi (kansızlık tedavisi) dışında herhangi bir ilaca gerek yoktur. Şayet anne adayı yeterli miktarda süt ve süt ürünleri tüketemiyorsa kalsiyum takviyesi yapılabilir. Annede kas krampları mevcut ise kalsiyum yanı sıra magnezyum verilir. Şayet anne adayı iştahsız olup bebekte yeteri kadar kilo alamıyorsa o zaman multivitamin ilavesi yapılabilir. Gebelikte yapılması önerilen tek aşı Tetanoz aşısıdır. Anne adayı evde doğum yapmayı düşünmüyorsa ve 10 yıl içinde herhangi bir nedenle Tetanoz aşısı yapıldıysa bu aşının yapılmasına gerek yoktur. Anne ve baba arasında kan uyuşmazlığı varsa 28. haftada Rh-rh aşısı yapılır.
Dikkat edilmesi gereken hususlar
Anne adayı bu dönemden itibaren rahat, gevşek giysileri tercih etmeli. Diş problemi varsa en uygun tedavi zamanı 20–28 haftalar arasıdır. Memeden süt salgısı varsa temiz bezle silmek yeterlidir. Ciltte çatlak oluşmayı azaltıcı nemlendirici kremler kullanılabilir.
3. Aşama: 28 ile 40. haftalar — üçüncü trimestr
Bebeğe ait değişiklikler
28 haftadan doğuma kadar geçen sürede bebeğin kilosu, boyuyla oranla daha fazla artar. Ortalama hafta başı 150–250 gr arası kilo artışı gösterir. Tırnak oluşumu, ayak tabanında çizgiler şekillenir. 34 haftada akciğer gelişimi tamamlanır ve doğarsa dış ortamda yaşayabilecek düzeyde olur. (Bu durum teorik olarak kabul edilir. İdeal olarak bebeğin 37. haftayı tamamlaması önerilir.) Bebeğin hareketleri daha güçlü olup bazen annenin canını yakacak düzeye gelebilir. Gebelik süresini tamamlayan bebeğin kilosu 2500–4000 gr arası, boyu 50 cm civarındadır.
Anneye ait değişiklikler
Bu dönemde bebeğin büyümesine paralel olarak annede karın içi basınçta artış olur. Buna bağlı mide-barsak şikayetleri, sık idrara çıkma, idrar kaçırma, akciğerlere bası sonucu solunum güçlüğü, öksürük, çarpıntı şikayetleri olabilir. Lenf yollarına bası sonucu alt ekstremitelerde (bacaklarda) şişlik, varis oluşumu; anne dış genital bölgede şişlik ve ağrı, buna bağlı olarak yürüme şekil değişikliği (ördek tipi yürüyüş) olabilir. 34 haftadan itibaren Braxton-Hicks kasılmaları (yalancı doğum sancıları) başlar. Gerçek doğum sancılarından farkı seyrek, düzensiz, kısa süreli ve hafif olmasıdır. Bu kasılmalar bir nevi rahmin doğuma hazırlık egzersizleridir.
Yapılması gereken tetkikler
34 haftadan itibaren ultrasonla bebeğin suyunun miktarı daha sık ölçülmeli, Non-Stress-Test (NST) dediğimiz bebeğin kalp atışlarının takibi yapılır.
Kullanılması gereken ilaçlar
Bu döneme özel farklı herhangi bir ilaç kullanması söz konusu değildir.
Dikkat edilmesi gereken hususlar
30 haftadan itibaren anneye sırt üstü yatışı önerilmez. Bu yatış şekli annenin sırt ve bel ağrılarını arttırır. Daha önemlisi, anne karnındaki ana damarlara basıya bağlı hem bebeğe giden kan miktarı azalır, hem de annenin tansiyonu düşüp nefes almakta zorlanır. Tercih edilen yatış pozisyonu sol yandır. Anne bacaklarını hafif karnına doğru çekip iki bacak arasına yastık kullanırsa bel ağrılarının hafiflemesini sağlar. Anneye bebek hareketlerini sayması öğütlenir. Bebek 24 saatte 10 kereden az hareket ederse veya 2 saatten fazla hareketsiz kalırsa hemen doktoruna haber verilmesi istenir. Bu durum iki olaydan kaynaklanabilir: ya bebeğin suyu azalmış, dolayısıyla bebeğin hareket kabiliyeti azalmıştır; ya da bebek doğum kanalına yerleşip doğuma hazırlanıyordur.
Hamilelik boyunca hatırlanması gereken hususlar
Beslenme: Hamilelik boyunca anne adayından istenilen beslenme şekli, sık sık az az yemek yemesi; yiyeceklerinin besin değeri yüksek, kalorisinin düşük olmasıdır. Şeker hastalığı dışında hamilelikte diyet yasaktır. Bu şekilde beslenmenin yararları: anne tansiyonunun, kan şekerinin hep aynı düzeyde kalması; bebeğe giden kan miktarının hep aynı düzeyde ve dengeli olması; annedeki mide şikayetlerinin azalması ve annedeki kilo artışının ideal olmasını sağlar. Hamilelik boyunca ideal kilo artışı 13 kilo civarında olup, bunun 3 kilosu ilk 20 hafta, geri kalan 10 kilo ikinci 20 haftada olmasıdır.
Gebelikte egzersiz: Bilimsel olarak anne ve bebeğe faydası kanıtlanmış tek egzersiz yürüyüştür. Yürüyüş günlük yarım saati aşmamalı, düz yolda yürüyüp, 10 dakika yürüdükten sonra 10–15 dakika mola verip dinlenilmelidir.
Eğer Gebelik konusunda merak ettiklerinizi öğrenmek ve ayrıntılı bilgi almak isterseniz 0(312) 440 76 75 – 0536 064 7044 numaralı telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.